Geleceği Iskalamak



  • Geçmişten geleceğe uzanan bir "icat çıkarma başımıza" hikayesidir bu. Çok bilen pek sevilmez bu coğrafyada, ya başı vurulur, ya boğdurulur, ya da kovdurulur. Hiç biri olmasa da bile bile bu körlüğe tahammül edemez, kendiniz kaçarsınız zaten. Merkez Bankasına atanan İlk kadın başkanımızın hikayesi de benzer de neyse konumuz o değil. 
    Önce İrfan Mavruk, sonra da Sadi Baser hikayelerini sunacağım size. Sadi Baser hikayesi yeni. Ama eskileri hatta Hazerfen Ahmet Çelebiye kadar bile gidebilirsiniz. Sabredip okursanız ne ala, okumazsak daha çok canımıza okunacak haberiniz olsun...


    İrfan Mavruk Kimdir?

    İrfan Mavruk 1940 yılında Adana’da gözünü dünyaya açarak, ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra Adana Erkek Sanat Enstitüsüne devam ederken roket tasarımları yapıp onları denemeye başlar ancak hakkında çok fazla şikayet gelmektedir ve sürekli gözaltına alınır.

    Projelerine hiç destek çıkan olmaz. Bir gün projelerine destek çıkılması ümidiyle Adana Elektrik Mühendisleri Odasına başvurur. Heyet eşliğinde Mavruk’un projelerini dinlerler ama sonuç yine aynıdır, projelerini imkansız olarak değerlendirirler.

    Hatta 1959 yılında odanın dergisinde yayınlanan bir makalede Mavruk’un projeleri ile ilgili, “İrfan Mavruk’un elinde dolaştırdığı füze projesi, meraklı bir çocuğun çizdiği karmaşık bir takım şekillerden ibaret olup, teknik bir makine resmi ile herhangi bir alakası yoktur. Verilen izahattan anlaşıldığına göre İrfan Mavruk, maalesef geniş fantezisi ile mevcut olmayan şeyleri olmuş gibi göstermekte ve hiç bir hesaba dayanmayan bir takım iddialar ileri sürmektedir” yani kısacası “Başımıza yeni icat çıkarma” denildi.

    O, bunların hiç birine kulak asmaz projelerini azimle yapmaya devam eder. Daha sonra ağabeyi Abit Mavruk’un anlatımına göre, bir gün okulda atom dersi işlenirken kardeşinin anlatımının kendisine ABD’nin kapısını açtığını söylüyor “Bunun üzerine öğretmen idareye haber veriyor, konu valiye kadar gidiyor. (O zamanlarda yeni açılan İncirlik Hava Üssünden) ABD mühendisleri geliyor ve tepkili motorları soruyorlar, kardeşim de izah ediyor. ‘Bunda bir fevkaladelik var’ diyorlar.’’

    Üstün zekalı çocuklar fonu ile ABD’ye gönderildi

    Türkiye’de Deli Amerika’da Dâhi Türk: İrfan Mavruk

    Bu gelişmelerin üzerine dönemin Valisi, eski TBMM Başkanı Refik Koraltan’a bir mektupla gönderir ve Koraltan da durumu dönemin Başbakanı Adnan Menderes’e anlatır. Okuduğu mektuptan oldukça etkilenen Menderes, İrfan Mavruk’u Dolmabahçe Sarayı’na davet eder.

    Dolmabahçe Sarayında Koraltan, bakanlar ve Menderes vardı. Koraltan ‘Bahsettiğim çocuk bu ‘ der ve kurulun aldığı karara göre İrfan’ı üstün zekalı çocuklar fonundan ABD’ye gönderirler.

    1959 yılında New York’a giden Mavruk, orada teste tabi tutulup Columbia Üniversitesine kayıt oldu. Abisine yazdığı mektuba göre üç ay gibi kısa sürede İngilizceyi öğrendi ve yeni arkadaşları oldu.

    Ülkemizde 27 Mayıs 1960 günü İhtilal olunca, İrfan Mavruk ’un aldığı öğrenci bursu kesildi ve Amerika’da beş parasız kaldı. Aynı üniversitede öğrenim gören İspanyol kız arkadaşının maddi desteğiyle öğrenimine devam etti ve okulundan mezun olunca bu İspanyol kız ile evlendi.

    Mezun olduktan sonra Houston’da bir nükleer araştırma merkezinde çalışmaya başlayan Mavruk’un çalıştığı merkezde hidrojen bombasını icat eden bilim insanı Edward Teller da vardı. Daha sonra, nükleer silahların parçalarını üreten fabrikalarda çalışan Mavruk, uzaydaki atom yükünü ölçen bir cihaz da geliştirdi.

    Nasa’da Apollo Projesinde görev aldı. Mavruk, eşine ve ailesine yazdığı mektuplarda, atom bataryası geliştirdiklerinden ve füzelerin uzaya çıktıklarında patladığını ve bunun sebep ve çareleri üzerine çalışmalar yürüttüğünden bahseder. Daha sonra çalışmalarını başarıyla tamamlar ve uzaya çıkan füzelerin patlamasını önleyen projesini geliştirir.

    Sonraki yıllarda da Apollo projelerinde önemli görevler alır, özellikle yerden kumanda edilmeyen roketler alanında üstün başarılar sağlar. Ay’a ilk çıkan Apollo Mekiğindeki astronotlarla yerden bizzat kendisi telsizle konuşur.

    Tarihler 5 Ağustos 2010’u gösterdiğinde Türkiye’de ‘deli’ Amerika’da ‘dâhi’ olan İrfan Mavruk, geçirdiği kalp krizi sonucu dünyaya gözlerini yumdu.

    Deli mi, dahi mi? 
    İrfan Mavruk, Nasa’da Apollo projelerinde önemli görevler alan ve ülkemizdeyken maalesef değeri bilinmeyen bir dahi.

    Ülkemizde bilime gerektiği değer bir türlü verilmedi, verilemiyor. Bilime yoğunlaşmış üretken zihinler, ülkemizde ya kıymeti bilinmiyor ya da daha kötüsü deli olarak görülür. Hâl böyle olunca, beyin göçünün en fazla görüldüğü ülkelerden oluyoruz. Sonra deli dediklerimiz, projelerini ve fikirlerini saçma gördüklerimiz hayallerinin peşinden gidip yurtdışında başarılı olunca ne cevherler kaybettiğimi görüyoruz.

    İrfan Mavruk da ülkemizdeyken değerini bilemediğimiz cevherlerden sadece birisidir.

    Berk Keskin

    Bu da günümüzden bir örnek... 
    Sadi BASER abimiz.. Facebook Türk Mucitler Kulübü sayfasından... 
    Şimdi eğri oturup doğru konuşalım 
    Bu Arge çalışmaları için isim ve kurum adı vermeden yazıyorum kimseyi rencide etmeye yıpratmaya gerek yok  ben genel olarak ortada olan bir eksiği dile getirmek istiyorum  benden deprem cihazıyla ilgili bilgi istenildi verdim benden deprem olmadan önce bize olacağını ispatlayan bilgi ver denildi verdim. 
    Hadi şimdi ne yapabiliyorsunuz dedim.
    Sen şirket değilsin, Akademisyen değilsin, normal vatandaşa en fazla 650 binlira var oda birsuru on şartları var eline geçecek olanda 350 binlira onuda ödeme geldikçe anca öderiz bu 1 aynada olur 6 aydada olur gibisinden bir ön görüşme oldu 
    Bunu  bana kosgeb, TÜBİTAK, v.b yerlere git diyenler için yazıyorum 
    Gelelim ikinci aşamaya kimseden maddi ve manevi destek beklemeden cihazı gelistireyim bunun için 
    Deprem bolgelerine gideyim dedim ve gitti. Yaptığım işin yanlış anlaşılmamak ve boş bir arazide cihazı kurup denemek için devletin makamı olan kaymakama izin almak için gittim kapıdan içeri bile almadı 1000 km yol gittiğim biryerdi. 
    Ondan sonra denizliye geldim yine Valiliği aradım sayın valimiz kanser tedavisi gördüğü için Allah şifa versin inşallah 
    Yerine yardımcı vali görevi yapan  memurun sekreteri aradı ve valimiz çok yoğun sizinle ilgilenemeyecek dedi.
    Sonra denizli büyük şehir belediye başkanı cep telefonunu aradım deprem cihazı çalışmaları için sadece boş bir arazi istedim. Yardımcısı size döneriz dedi 2 ay oldu dönecekler 😊😅 sonra siz değerli arkadaşlarımdan bazıları  sayın Binali Yıldırım beye sayın Süleyman soylu beye, sayın Mustafa varanga ulaşıldığını geri donecekleri söylendi. 1 aydır dönecekler. 😅😅😅 
    Hadi bunlarida geçelim  
    Basinda bunu duyuralım dedim  Dha denizli muhabirini aradim oda bana üst müdür akademisyen olmadığım için ve ispatı olmadığı için haber yapamayız bahanesi uydurmuş. 
    Geçen gün sivastan bir abim aradı Atv kanal haber sorumlusu bir arkadaşla görüşmüş uzatmayım oda Avanta para istemiş. 
    Sonra iş adamı biriyle görüştüm onunda yanındaki ler kraldan çok kıralcılık oynadığı için kafama yatmadı geri çekildim.

    ŞİMDİ SİZ AR-GE ÇALIŞMALARI DIŞINDA KAÇ YERLE MÜCADELE ETTİĞİMİ  GÖRÜN DİYE BUNLARI YAZDIM
    DEPREM CIHAZININ BURADADA EN AZ 400 YÜZE YAKIN SAYMADIM KANIT VE ISPATIDA VARKEN 
    KIM NEDEN BUNU İSTEMİYOR NEDEN RAHATSIZLIK DUYULUYOR . VE BU KADAR HAYATİ BIR PROJE NEDEN MUNDAR EDILMEK İÇİN GAYRET GÖSTERİLİYOR BİRAZDA SİZ YORUMLAYIN.
    BEN YORULDUM.  
    EYER YURT DIŞINA GİDER VEYA YURT DIŞINA BU PROJEYİ SATARSAM KIMSE BANA VATAN HAİNİ DEMESİN HAİN DAMGASI YAPISTIRMADAN ÖNCE  BIRDAHA DÜŞÜNÜN BI İŞTE SİZCEDE BİR TERSLİK YOKMU. 
    HA YİĞİDİ ÖLDÜR AMA HAKKINI YEME DENİLEN SÖZÜN KAHRAMANLARI  BASTA MİT PERSONELİ TSK. PERSONELI  VE EGM PERSONELLERININ 
    ŞAHSİ DESTEKLERİ VE BANA VERDIKLERI MORAL MOTİVE İÇİN KENDILERINDENDE ALLAH BİN KERE RAZI OLSUN.
    UMARIM SONUNA KADAR OKUR BENİ ANLAMAYA ÇALIŞIRSINIZ.

    Eh... Ne kadar sürçi lisan etti isek affola diyeceğim de kim kimi affedecek acaba.. Yazık bu ülkeye ve insanlara...








13.06.2023
Ali Baykala
Okunma:  (  378  )