Ciğerim Yanıyor...



  •       Diyecek ne çok şeyim var, tutuyorum hala kendimi, geçip karşıma sonra yine hayret ediyorum kendime, nasıl tutabiliyorum hala beni? 
    Ülke yanıyor, yanarken de herkes bir tarafından tutmuş koparıp koparıp ısırıyor. Tiksiniyorum. İğreniyorum. İnsanlar canla başla bir ağaç daha kurtulsun diye canları ortaya koyuyor. Birileri suyun hesabını kilolarla yapıyor. Kimisi de pet şişede yangına su taşırken canından oluyor. Ah ne diyeyim. Söz çok da, dil dolanıyor boynuma..
    Sosyal medyada bir deyiş dolaşıyor, o çoğunu demiş. Hadi ben bir şey demedim farzedin. Okuyuverin....

    Diyelim ki
    biz öldük, siz kaldınız.

    Diyelim ki kurudu ormanlar,
    nehirler, yuvalarında kuşlar.

    Diyelim ki ateş olup küller üfürdünüz memlekete.
    Baktınız, kalmamış yakacak tek bir ağaç, 
    sönmeyen ocak, akacak tek damla gözyaşı.

    Sonra?
    Geçip ortasına ölümün
    düğününü mü kuracaksınız?

    Diyelim ki kurdunuz,
    külden ağaçlar, uçmayan kuşlar, ağıtlar, 
    bu ziftli yaslar sarmışken toprağı mutlu mu olacaksınız?

    Bize nasip bunca kalp ağrısından 
    size tatlı huzurlar kalır mı dersiniz?

    Yazık!
    Davaya, ibadet diye diye
    toprağına ihanet edensiniz.
    Lakin unutmaz toprak, göreceksiniz.

    Yakan, yıkan, bozan,
    ölüm saçan ellerinizden ayırmayın gözünüzü.
    Onlar boğacak sizi.
    Yavaş ve acı içinde kesilecek nefesiniz, 
    henüz gelmeden eceliniz.

    (İsmail Özelbaş | Manavgat, Antalya)



3.08.2021
Ali Baykala
Okunma:  (  489  )