Türk Olmak Dik Durmaktır



  •          Çağımızın hastalığı; yan durmak! Mış gibi olmak. Dik durun kardeşim. Eğriliğinizden elbiseleriniz utanır oldu. Durmuyor üstünüzde artık. Sahibini arayan sokağa atılmış itler gibi etrafımda birçok canlı! Canlı dedimde; Karaçay Türklerinin Börü Töresi ile ilgili bir destansı şiir paylaşmak istiyorum. Anlayan anlar nasıl olsa;

    Kazak Börü (Yalnız Kurt)

    Uluyorum ben kazak börü,
    Yapa yalnızım ben.
    Kaplan yürekli azat nesil
    Neredesin sen?

    Döğüştüm ben kazak börü,
    Yara izlerim çok, görürsünüz.
    Umut sizdedir genç nesil,
    Siz birlik olmayı bilirsiniz.

    Ovadan dağa, dağdan ovaya
    Koşarak indim, koşarak çıktım.
    Huzur vermeden yaşadım yağıya,
    Tek başıma nicesini yıktım.

    Kendinden yapılan çividir
    O sert ağaçları yaran.
    Kendi itlerimizdir
    Benim kalbimi ikiye ayıran.

    Ben bir kere köye girdim
    Gözlerimde şimşekler yanarak.
    Zincirli kardeşlerimi gördüm,
    Bana atıldılar havlayarak.

    En cesur ite yaklaştım ben:
    -Yazik boynundan takılıp
    Böyle mi kalacaksın sen,
    O mujik efendine tapınıp?

    -Benim zincirim gümüşden
    Başkalarınınki de demirden.
    Altın zincirli olacağım
    Kurtarırsam efendimi börüden.

    Diye havladı, ürüdü, atıldı,
    Ama zinciri bir yere takıldı.
    “Altın!” diye salyaları saçıldı.
    Ama kul olduğunu sezemedi.

    Efendisi çıktı evden,
    İt beni gösterip söyledi:
    -Silah at, ya da bırak beni,
    Börüyü bitirelim diye, gürledi!

    O kovaladı ben kaçtum,
    Köy görünmez oldu uzakdan.
    Sonra dönüp birden geriye
    Aldım altıma, tutup boğazından.

    O yalvardı, yakardı:
    -Kesme, dedi, sağ bırak beni.
    Altın zincir senin olsun,
    İt hayatına dön dedi.

    Ben onu iyice daladım,
    Sonra biraz duraladım.
    Sürüyüp avlusuna götürdüm,
    Bir acayip şeyler gördüm:

    İtlerle doluydu avlu.
    Onlar Ak evin sahibinin
    Ayaklarını yalıyordu,
    Kuyruk sallayıp havlıyordu.

    Her biri can atıyordu
    Gümüş yalağa yaklaşmaya,
    Gümüş zincirle koklaşmaya.
    Başladılar dalaşmaya,

    Altın zincir için yarışmaya.
    Boğuşun bakalım, kim yıkarsa,
    Gümüş zincire o bağlanacak.
    Kazak börüyü kim haklarsa

    Altın zincir de onun olacak.
    Mücadele yine başladı:
    Birbirlerini yolup dalaştılar,
    Alt alta üst üste kaynaştılar,

    İbretle seyredip durdum onları.
    Dayanamayıp girdim araya:
    Zincir altın gümüş de olsa
    Ne fark eder sizin için.

    Ona bağlanacak olduktan sonra.
    Börü-it birlik olalım,
    Uğraşalım, kurtulsun yurdumuz.
    Azatlık için vuruşalım,

    Yetsin artık kul olduğumuz!
    Hemen itler birleştiler:
    Bu kan akıtmak istiyor,
    Bizi kandırmayı düşlüyor.

    Dalayalım kazak börüyü,
    Devletin sağ gözü olalım
    Altın zincir, kemik alalım.
    Hayır dedim! Ben kendimi

    Dalattıracak değilim size.
    Bana sataşan birinizi
    Getirdim, örnek alın kendinize!
    Ben bağlanıp büyümedim.

    Boynuma zincir değmedi,
    Börü kimseye baş eğmedi.
    Ama siz itsiniz, kölesiniz.
    Ak evin sahibini yalayın,

    Onun ayak yolunu saklayın.
    Ben gidiyorum, yolum başka.
    Gittim ben azat börü.
    Tasmalılar birsiniz hepiniz.

    Ümit sizdedir genç nesil,
    Siz birlik olabilirsiniz.
    Uluyorum ben kazak börü,
    Ahdim var Tanrıyla, göklerle.

    Yerimiz az değil, amma
    Dar yürekliler binlerle.
    Özgürlüğü değişmem
    Doyduğum yere, rahata.

    Ölsem de baş eğmem
    Yer yüzünde bir mujığa!
    Çok boğazı koparırım
    Keskin dişlerim düşene kadar.

    Her zorluğa katlanırım
    Genç nesil yetişene kadar.
    Ona sıkılan kurşuna
    Göğsümü siper ederim.

    Özgürlüğün, azatlığın
    Timsali olup giderim.
    Tanrısını unutan varsa,
    Yüzülecek onun derisi,

    Diyorum Mingitav’un tepesinden
    Ben, Alanyurt’un börüsü.
    Sahte padişahları, hainleri
    Malkar’dan, Karaçay’dan kovarız.

    Biz Alan isek, Adam isek
    Alan devletimizi yine kurarız.

    Bilal LAYPAN
    “Uluslararası Türk Dünyası Halk Edebiyatı Kurultayı, Bildiriler, 26-28 Mayıs 2000 // Symposium on the Turkish (Turkic) World’s folk Literature, Papers, Ankara, Kültür Bakanlığı, 2002, ISBN 975-17-3060-0, s.525-531
    - See more at: http://www.yenidenergenekon.com/142-karacay-turklerinin-kurt-toresi/#sthash.ig6qNZ5U.dpuf

9.09.2014
Ali BAYKALA
Okunma:  (  2645  )